okul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
okul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ekim 2010

Ada 'dan İnciler :))


29 Ekim nedeniyle Okulda Ekim ayı Cumhuriyet ve Atatürk ayı olarak kutlanıyor , bu bağlamda çocuklara bilgi bombardımanı oluyor ...Bu nedenle kafası bulanan Ada 'dan gelen sorular :

Ada - Annecim Allah baba mı yoksa Atatürk mü daha büyük ???
Anne - !!!!!!!!!!!!

Daha sonra okul ile Atatürk 'ün Evini ziyaret eden Ada nın kafası iyice karışır...

Ada - Anne biliyor musun Atatürk de insanmış, bardağı var , yatağı var , evine gittik .. hatta annesi babası bile varmış .. yaşıyormuş ...

Doğrusu bazen insan kifayetsiz kalıyor ...

Bir başka inci de dün akşam geldi :

Ada - Anne ingilizce öğretmeni keep quiet diyor , sonra da sit down .. ne diyor acaba????
Anne - !!!!!!!!!!!
3 Kasım da veli toplantısı var, ne demek istediğini o zaman daha iyi anlayacağız :))))

2 Ekim 2010

İlk veli toplantısı, Kinestetik Ada :))

Fazla Yoruma gerek yok, ilk veli toplantısı ve Ada için öğretmeni çok güzel şeyler söyledi ve bir tespit yaptı Kinesitetik Ada ... Ne , nedir derken , işte özellikler .... Bu arada bir kez daha Işık tercihimiz için kendimizi tebrik ettim .. Leyla öğretmenimizin yaklaşımı o kadar pozitif ki.. umuyorum Ada ilkokulda da böylesine doğru bir öğretmene düşecek ... yoksa yapacak çok şeyimiz olacak ...

Kinestetik Öğrenci
Kinestetik bebek yürümeye başladıktan sonra genellikle ailede ikinci bir bölüm açılır. Çok hareketli olan bu çocuklar koltuk, divan, sehpa, masa ve hatta televizyon üzerinde gezer ve asla "dur, yapma" gibi uyarılara aldırmazlar. Kıpır kıpırdırlar ve koşma, hoplama zıplama konularında uzmandırlar. Evlerin dışında oynarlarsa taşlar, topraklar, duvarlar, kayalar, ağaçlar ile sarmaş dolaştırlar. Özellikle görsel anneler bu duruma hiç katlanamazlar. Çocuklarını azarlarlar, sürekli uyarırlar. Oysa ki yapacak bir şey yoktur. Kinestetik bir çocukları vardır ve onu olduğu gibi kabullenmeleri gerekir. Bu bir davranış bozukluğu değil, içten gelen bir arzudur.
Kinestetik çocuklar, eşyalarının düzensiz ve karışık olmasından, hiç rahatsız olmazlar. Düzen onlar için gereksiz bir ayrıntıdır. Kinestetik çocukların tertipli olmalarım sağlamak için onları suçlamak, "Çok dağınıksın, her şeyin her yerde, ne zaman aldığını aldığın yere koyacaksın" mesajları yerine bu dağınıklığın sizin için ne anlama geldiğini anlatmaya çalışmak önemlidir.
Görsel öğretmen kinestetik bir öğrenciyi anlayamaz ve sınıfta yaptıklarının çoğuna tepki gösterir. Öğrenciyi yaramazlıkla suçlar hatta hiperaktif olduğunu iddia edebilir, aileyi sıkıntıya sokar. Kinestetik bir öğretmenin sınıfına düşerse, onun için yaşam biraz daha kolaylaşır ama sorunlar tamamen hallolmamıştır.

- Dokunsallar oldukça hareketli olur.

- Yerlerinde duramazlar.

- Sürekli hareket halindedirler.

- Tahtayı silmek, pencereyi açmak, kapıyı kapatmak, tebeşir getirmek hep onların işi olsun isterler.

- Uzun süre oturmaya zorlanırlarsa derste ne olup bittiğini de anlamaz hale gelirler.

- Bu hareketlilik uygun işlere yönlendirilmezse genelde sınıfta problem çıkarırlar.

- Bizim eğitim öğretim sistemimizden pek yararlanamazlar ve genelde istenmeyen öğrenci haline gelirler.

- Düz anlatım sisteminden en az yararlanan onlardır. Bu nedenle de yaramaz, tembel olarak tanımlanırlar yada zeki olmadıkları ileri sürülebilir.

- Görsel materyaller ne kadar renkli ve canlı olursa olsun, bu materyaller ve anlatım onların öğrenmesini kolaylaştırmaz.

- Öğrenebilmeleri için mutlaka ellerini kullanabilecekleri yaparak yaşayarak öğrenme dediğimiz öğrenme tekniklerinin uygulanması gerekir.

- Sınıf yerine okul bahçesi veya laboratuarda dokunarak, ellerini kullanarak, olayların içinde yaşayarak çok daha iyi öğrenirler.

(Meslek liseleri bu çocuklar için daha uygundur)






7 Haziran 2010

Gururluyuz .. Ada anaokulundan mezun oldu ...


Evet , güldük, alkışladık , tempo tuttuk , tezahürat yaptık ve bol bol ağladık ... Gerçekten çok farklı bir duygu , kucağıma aldığım 2 kg lık bebeğin , sahneden bizlere yaptığı gösteri benim için tek kelime ile nefes kesiciydi ... bir gözleri ışıktan göremedikleri bizleri arama telaşında , bir gözleri de öğretmenlerinde , o kendilerine has hareketlerle nasıl da bizleri eğlendirdiler .... Playhouse 'un Ada'ya çokşey kattığına inanıyorum ... Bütün emeği geçen öğretmenlere teşekkürler ... Korkarım sahne tozunu yutan oğlum bunu alışkanlık haline getirecek .. dünden beri kostümü üzerinden çıkartmakta zorlanıyoruz ....

15 Şubat 2010

Okul arayışları..


Şu aralar ana konumuz Ada'ya bundan sonraki okul hayatını sürdüreceği kurumu, ilköğretim okulunu bulmak...oldukça yoğun bir şekilde eylülden beri gezdiğimiz okulları ve derlediğimiz bilgileri yeniden gözden geçirmekteyiz.. Play House, yuvamız, bize çok güzel bir sunum yaptı ve onlar da gezerek edindikleri izlenimleri ve tecrübeleri bizlerle paylaştı..her kurumun kendince başka başka olanakları var, ne acıdır ki devletin bana vermesi gereken eğitim ve öğretimi ben para vererek özel bir kurumdan almaya çalışmaktayım.. Göç almış ve dokusu bozulmuş bir şehrin, İstanbul'un gerçeği...artık şunu duymak istemiyorum " bizim zamanımızda herkes mahalle okuluna giderdi".. evet öyleydi.. naapalım ki şimdinin şartları farklı..çocuk adına bir karar vermenin dayanılmaz ağırlığının yanında bir de bütçelerdeki inanılmaz delikleri görünce insanın ağlayası geliyor...herkese hayırlısı diyorum...