11 Mart 2009
Ada kendi kamerasından..Yorumsuz...
Canım benim....

Leylacık 9 aylık oldu bile ...o bizim prensesimiz... neşeli, akıllı halacım benim....sen bir içim su....insan özlüyor valla....her gün göresim geliyor... hala olmak böyle birşey herhalde....hadi bekliyoruz diğer 2 diş nerde kaldı şekerim....
16 Şubat 2009
Hayat Bir Çocuğa Nasıl Anlatılmalı?
Aylin Kotil, Cumhuriyet Gazetesi
Arkadaşımın kızı bir yaşına gelmişti, 'Sen eğitimcisin, neler öğretmem gerekiyor, bazen kendimi çok çaresiz hissediyorum' dedi. Sorusu kolaydı ama yanıtı zordu, akıl vermesi basitti ama uygulaması karmaşıktı, anlatmaya başladım: Annelik uzun zaman alan ve günün yirmi dört saati devam eden adı 'insan yetiştirmek' olan bir iş. Bir kere bilmelisin ki, zaman alacak. Neye zaman harcarsan onun karşılığını alırsın. İşine zaman harcarsan işinden, eşine zaman harcarsan eşinden, çocuğuna zaman ayırırsan da ondan karşılığını alırsın. Yapabiliyorsan gözyaşlarını tutmamasını öğret, acı çekmeden olgunlaşamayacağını... Kıskanmamayı öğret ona, arkadaşının başarısından mutlu olmayı, birlikte sevinçleri paylaşmayı, içinden 'neden ben değil de o?' demeden... Kazanmaktan mutluluk duyup içine sindirmeyi, ama aynı zamanda kaybetmeyi öğrenmesini. Çünkü bir adım sonrasında görünüşte galip olanları gösterecek hayat ona. Her şeyin bir sonu olduğunu öğret. Sahip olduğu bütün değerlerin bir gün keyif vermeyebileceğini, kazanılan ve harcananın bir sonu olduğunu, gidilen yerlerin zamanla bıkkınlık verebileceğini, her şeyi tüketebileceğini, tüketemeyeceği tek şeyin bilgi olduğunu öğret. Kitaplardan keyif almasını, ders çalışmak istemiyorsa zorlanmamasını , ama okumayı sevmesini öğret ona. Elbet er ya da geç alacaksın biliyorum, ama mümkün olduğunca geç al ona bilgisayarı. Ona kendisi ile kalacağı sakin zamanlar ver, sıkılmayı öğret ona, sıkılıp ta kendini yönlendirmeyi bulmasını. Doğaya götür onu, hayvanlardan korkmaması gerektiğini öğret. Arıların bizi sokmasından çok, nasıl bal yaptığını anlat. Doğanın kendi içindeki gizemini bulmasına yardımcı ol, yağmurdan sonraki toprak kokusundan keyif almasını sağla. Soğuk kış gecesinde ateş yakmayı öğret, belki büyüdüğünde bir gece sevgilisine ateş yakar ve belki binlerce yıldızın altında birbirlerine sarılırlar, bunu öğretmemiş diğer sevgililerin aksine... Şartlar çok zor olsa da yalan söylememesi gerektiğini öğret ona. Kazandığı elli milyonun piyangodan çıkan beş yüz milyardan çok daha keyifli olduğunu öğret. Alın terine saygıyı öğret ona. Aşk acısı çekmenin hiç âşık olmamaktan daha güzel bir duygu olduğunu öğret. Kendi doğruları üzerinden kimsenin onu yargılamasına izin vermemesi gerektiğini öğret, başkalarını da kendi doğruları üzerinden yargılamamayı. .. Bunun başkalarını dinlememek olduğunu değil, söylenenleri kendi eleğinden geçirmesi gerektiğini öğret. Kendi fikirlerine inanmanın güzelliklerini anlat. Hayatı sorgulamayı öğret ona... Bilginin en büyük güç olduğunu öğret. Yapabilirse bunu en büyük fiyata satmasını, ama kalbini ve ruhunu kendisine saklaması gerektiğini öğret. Haklı olduğu konuda sonuna kadar diretmesini öğret ve haklıyken dik durmasını. Günün birinde yaptıkları değil yapmadıkları için pişmanlık duyabileceğini öğret. Basit yaşaması gerektiğini öğret ona, çay içmekten keyif almayı... "İstemiyorum" , "hayır" demeyi öğret ona, istediğinde ise "istiyorum" demeyi, Sevdiğinde ise "seni seviyorum" diyebilmeyi öğret ona. Bir kot pantolon ve tişörtle üniversiteyi bitirmeyi öğret ona. Temiz kokmasını... Sorgusuz sevmeyi... El yazısı ile notlar yazmayı... Lafı dolandırmamayı ... Sevdiklerinin hiçbir zaman çantada keklik olmadığını, dostluğa yatırım yapması gerektiğini, kıymetini bilmeyenlerden uzaklaşmasını öğret ona. Müziği sevmesini, sporla barışık yaşamasını, İşlerin hiçbir zaman bitmediğini söyle ona, en yoğun zamanda bile kendine vakit ayırması gerektiğini öğret... Ama en çok da kendini sevmesini öğret... Kendini sevmezse kimsenin onu sevmeyeceğini... Kendine çiçek almazsa kimseden çiçek beklememesi gerektiğini... Kendine özenli yemekler yapıp sofralar kurmazsa kimsenin onun için yemek hazırlamayacağını... Hayatta her şeyden çok kendisinin önemli olduğunu öğret ona...
Arkadaşımın kızı bir yaşına gelmişti, 'Sen eğitimcisin, neler öğretmem gerekiyor, bazen kendimi çok çaresiz hissediyorum' dedi. Sorusu kolaydı ama yanıtı zordu, akıl vermesi basitti ama uygulaması karmaşıktı, anlatmaya başladım: Annelik uzun zaman alan ve günün yirmi dört saati devam eden adı 'insan yetiştirmek' olan bir iş. Bir kere bilmelisin ki, zaman alacak. Neye zaman harcarsan onun karşılığını alırsın. İşine zaman harcarsan işinden, eşine zaman harcarsan eşinden, çocuğuna zaman ayırırsan da ondan karşılığını alırsın. Yapabiliyorsan gözyaşlarını tutmamasını öğret, acı çekmeden olgunlaşamayacağını... Kıskanmamayı öğret ona, arkadaşının başarısından mutlu olmayı, birlikte sevinçleri paylaşmayı, içinden 'neden ben değil de o?' demeden... Kazanmaktan mutluluk duyup içine sindirmeyi, ama aynı zamanda kaybetmeyi öğrenmesini. Çünkü bir adım sonrasında görünüşte galip olanları gösterecek hayat ona. Her şeyin bir sonu olduğunu öğret. Sahip olduğu bütün değerlerin bir gün keyif vermeyebileceğini, kazanılan ve harcananın bir sonu olduğunu, gidilen yerlerin zamanla bıkkınlık verebileceğini, her şeyi tüketebileceğini, tüketemeyeceği tek şeyin bilgi olduğunu öğret. Kitaplardan keyif almasını, ders çalışmak istemiyorsa zorlanmamasını , ama okumayı sevmesini öğret ona. Elbet er ya da geç alacaksın biliyorum, ama mümkün olduğunca geç al ona bilgisayarı. Ona kendisi ile kalacağı sakin zamanlar ver, sıkılmayı öğret ona, sıkılıp ta kendini yönlendirmeyi bulmasını. Doğaya götür onu, hayvanlardan korkmaması gerektiğini öğret. Arıların bizi sokmasından çok, nasıl bal yaptığını anlat. Doğanın kendi içindeki gizemini bulmasına yardımcı ol, yağmurdan sonraki toprak kokusundan keyif almasını sağla. Soğuk kış gecesinde ateş yakmayı öğret, belki büyüdüğünde bir gece sevgilisine ateş yakar ve belki binlerce yıldızın altında birbirlerine sarılırlar, bunu öğretmemiş diğer sevgililerin aksine... Şartlar çok zor olsa da yalan söylememesi gerektiğini öğret ona. Kazandığı elli milyonun piyangodan çıkan beş yüz milyardan çok daha keyifli olduğunu öğret. Alın terine saygıyı öğret ona. Aşk acısı çekmenin hiç âşık olmamaktan daha güzel bir duygu olduğunu öğret. Kendi doğruları üzerinden kimsenin onu yargılamasına izin vermemesi gerektiğini öğret, başkalarını da kendi doğruları üzerinden yargılamamayı. .. Bunun başkalarını dinlememek olduğunu değil, söylenenleri kendi eleğinden geçirmesi gerektiğini öğret. Kendi fikirlerine inanmanın güzelliklerini anlat. Hayatı sorgulamayı öğret ona... Bilginin en büyük güç olduğunu öğret. Yapabilirse bunu en büyük fiyata satmasını, ama kalbini ve ruhunu kendisine saklaması gerektiğini öğret. Haklı olduğu konuda sonuna kadar diretmesini öğret ve haklıyken dik durmasını. Günün birinde yaptıkları değil yapmadıkları için pişmanlık duyabileceğini öğret. Basit yaşaması gerektiğini öğret ona, çay içmekten keyif almayı... "İstemiyorum" , "hayır" demeyi öğret ona, istediğinde ise "istiyorum" demeyi, Sevdiğinde ise "seni seviyorum" diyebilmeyi öğret ona. Bir kot pantolon ve tişörtle üniversiteyi bitirmeyi öğret ona. Temiz kokmasını... Sorgusuz sevmeyi... El yazısı ile notlar yazmayı... Lafı dolandırmamayı ... Sevdiklerinin hiçbir zaman çantada keklik olmadığını, dostluğa yatırım yapması gerektiğini, kıymetini bilmeyenlerden uzaklaşmasını öğret ona. Müziği sevmesini, sporla barışık yaşamasını, İşlerin hiçbir zaman bitmediğini söyle ona, en yoğun zamanda bile kendine vakit ayırması gerektiğini öğret... Ama en çok da kendini sevmesini öğret... Kendini sevmezse kimsenin onu sevmeyeceğini... Kendine çiçek almazsa kimseden çiçek beklememesi gerektiğini... Kendine özenli yemekler yapıp sofralar kurmazsa kimsenin onun için yemek hazırlamayacağını... Hayatta her şeyden çok kendisinin önemli olduğunu öğret ona...
2 Şubat 2009
Simba seni çok özliycez....
Simba sessiz sedasız aramızdan ayrıldı... Erol babanın dediği gibi, eğitimliydi, akıllı usluydu, hepimize sevmeyi, karşılıksız sevmeyi öğretti....Bir süprizdi gelişi, eski evde, arka odada, gazete kağıtlarının üstünde, hafif titrek, oraya buraya yalpalayan, minicik bir beden...hepimize sokuluyor, kokluyordu...çok belirgin sahneler var gözümün önünde bir tanesi de Adayla ilk tanışması...
Simba seni sevdik, ailemizin bir parçası oldun...
Seni unutmayacağız...
Adayala da paylaştık bu olayı, ne kadar olsa bizim üzüldüğümüzü gördü ve birşeyler olduğunu anladı ... ilk söylediği "O Parsın köpeği...Pars şimdi çok üzülmüştür... onun yanında olmam lazım"
Sonra da düşündü taşındı ve şu yorumu yaptı : "Simba şimdi nerde? O gitti...Poloneze gitsek onu bulur muyuz? Ya da Silivri'ye mi saklandı acaba...."
Simba hep aramızda olacak Ada cım....
Etiketler:menüler, fotoğraflar, tatiller
Kuzen Pars
6 Ocak 2009
En Güzel Günler Henüz Yaşamadıklarımız....
25 Aralık 2008
bir yıl daha geçti... hayat bize en güzel hediye....
Etiketler:menüler, fotoğraflar, tatiller
genel
17 Ekim 2008
16 ekim tarihe geçmeli....
Ada artık kakasını tuvalete yapıyor... Zafeerr bizimdir....kehkeh :)))
dün akşam itibariyle ada beyi biraz sıkıştırdık ve önce banyoda biraz oyaladıktan sonra baskılara dayanamayan Ada tuvalete ucundan yetişti ve kakasını tuvalete bırakmak zorunda kaldı... nasıl sevindi anlatamam... allahım nelere seviniyoruz...neyse.. bu bizim için öenmli bir aşama tabiii ki...ondan sonrasında kendisine uzun zamandır sakladığımız bir oyuncak ile ödüllendirdik ve teşekkür ettik...umarım ıslak ıslak banyodan çıktığı için hasta olmayacak.. ama değer valla...sevgiler ve bezsiz bir dünya ....
dün akşam itibariyle ada beyi biraz sıkıştırdık ve önce banyoda biraz oyaladıktan sonra baskılara dayanamayan Ada tuvalete ucundan yetişti ve kakasını tuvalete bırakmak zorunda kaldı... nasıl sevindi anlatamam... allahım nelere seviniyoruz...neyse.. bu bizim için öenmli bir aşama tabiii ki...ondan sonrasında kendisine uzun zamandır sakladığımız bir oyuncak ile ödüllendirdik ve teşekkür ettik...umarım ıslak ıslak banyodan çıktığı için hasta olmayacak.. ama değer valla...sevgiler ve bezsiz bir dünya ....
Etiketler:menüler, fotoğraflar, tatiller
genel
Leylamız Büyüyor....
Etiketler:menüler, fotoğraflar, tatiller
leyla
16 Ekim 2008
çok zaman geçti....naaptık bu arada...

çok uzun zaman geçmiş... nasıl yaniii dedim kendime ama işte pazartesiden cumaya haftalar birbirini kovalıyor ve biz zamana yetişemiyoruz... bir aydan fazladır neler neler yapmadık ki... kışa başladık, okullar açıldı, işler güçler feci yoğun... bayram geldi geçti.. tabii ramazan da ...önümüz kış.. ilk gribal hastalıklarımızı olduk bile...bu kış böyle geçecek herhalde... hangi birini anlatayım olayların... ama ada büyüyor, yaz başından bu yana 1,5 cm uzamış, ayağı bir numara büyümüş, annemin değimiyle "akıllanmış" bir oğlan çocuğu oldu... bebeklikten iyice çıkmaya başladı... tabii ki horrible 3 olaylarımız devam edebiliyor, ara sıra bir tuttu mu inanılmaz zor oluyor..bizi taklit ediyor.. hele babayı nasıl kopyalıyor anlatamam, rol model dedikleri bu olsa gerek... aynı bakışlar, aynı el hareketleri... yer cücesi formatında...oğlum benim seni çok ama çok seviyorum....işte size bir kolaj....sevgiler
Etiketler:menüler, fotoğraflar, tatiller
genel
8 Ağustos 2008
Bodrumda Yaz Böyle Geçti....
Fotoğraflarla Bodrum'da Yaz Burda............
Leyla Büyüyor :)))
6 Ağustos 2008
25 Haziran 2008
Leyla ve babası ....
16 Haziran 2008
Ada DoğumGünü Play House'daydı...
Ada'ya bu sene Haziran 27 gelmeden, sıcaklar bastırmadan arkadaşlarıyla birlikte olabileceği bir doğumgünü yapalım dedik ve sağolsun okulumuzun bahçesi bizi kurtardı... Bütün ekibe teşekkürler, kendi çocuklarının doğumgünü gibi hazırlanmışlar ve yardımcı oldular...Gelen Herkese teşekkürler....
Polonezköy ve Ortancalarımız ...
13 Haziran 2008
Ada Babasının Annesinin Okulunda :))


"St Benoit Pilava'a gittik... 15 sene sonra Annem ilk defa okuluna gidiyordu , hepimiz çok heyecanlandık , bu sınıfta babam şarkı söylermiş , davul çalarmış , bu okulda müzik yaparmış , basket oynarmış , annemi bilmiyorum ..." ADA
Annenin yorumu : eski günler , eski arkadaşlıklar , ve yaşlanmayan bir müdür Ms. Danjou....
Polonez ve Kiraz...
Leyla Bebek Aramızda :))))
Hala oldum :))) Yeğenimiz geldi.....
Kardeşim Mete ve Sezin'in bebekleri LEYLA , 4 Haziran çarşamba günü, sabah saatlerinde aileye katıldı... Prensesimiz , 48 cm ve 3 kg civarında...güzel mi güzel bir bebek.. Allah nazardan korusun, talihini kendi gibi güzel yapsın.. O'nu çok çok öpüyoruz...
Doğum Fotoğrafları için, Şengül Pallı'nın www.dogumfotograflari.com Leyla ÖNOL 'a bakabilirsiniz.
Kardeşim Mete ve Sezin'in bebekleri LEYLA , 4 Haziran çarşamba günü, sabah saatlerinde aileye katıldı... Prensesimiz , 48 cm ve 3 kg civarında...güzel mi güzel bir bebek.. Allah nazardan korusun, talihini kendi gibi güzel yapsın.. O'nu çok çok öpüyoruz...
Doğum Fotoğrafları için, Şengül Pallı'nın www.dogumfotograflari.com Leyla ÖNOL 'a bakabilirsiniz.
29 Mayıs 2008
İyi ki doğdun Seziiiiin :))
20 Mayıs 2008
19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramından Bir Kare....
Hep beraber Sapanca da Lari , Bahar ve Eren 'e konuk olduk....Süper güzel geçti...
Aralarda Ada nın "kızdım ona kızdım" şeklinde Eren'in üstüne yürümesi, altına kaka yapması , Eren'in onu temizlemek için dereden su alırken suya düşmesi , bir de kafama inen rustik perde borusu haricinde ...süper bir tatildi... teşekkürler.....Fotoğrafların devamı için tıklayınız....
16 Mayıs 2008
Biz Assos'ta harika bir yere gittik.....
Hava biraz soğuktu, kıyafetlerden de alaşılacağı gibi, ama napalım ....şömine keyfi yaptık , bol bol rakı içtik... bir güzel de ısındık... haa Ada da lahana bebekler gibi kat kat giyindi....o da üşümedi... Fotoğraflar için .....
İyiki doğdun anneanne :)))
6 Mayıs 2008
Yılın Bakışması :))))
Etiketler:menüler, fotoğraflar, tatiller
Kuzen Pars
İy ki doğdun Erol Dede :))))
Çilek Ada :)))
Etiketler:menüler, fotoğraflar, tatiller
playhouse
1 ayda neler oldu ....
çok çok çalıştık... çok çok görüştük.... ama en önemlisi de www.dogalrehber.com hazır :))))
14 Nisan 2008
Bu da Yazılır mı ? Eveeeet...
Cuma günü okuldaki pedagogumuzla randevumuz vardı.. Genel görüşme ve son konuların üzerinden geçme.. Tabii ki en önemli sorunumuz bu aralar kabızlık ( bu da yazılır mı demeyin...) ve akşam gördüğü halüsinasyonlar ya da rüyalar diyelim.. Çok güzel birşey söyledi pedagog hanım " anneler babalar çoçuklarının geçirdiği evreleri yazmıyorlar, sonra unutuluyor, güzel şeyler hatırlanıyor " dedi. Eee bu blog da o amaçla kurulmadı mı Ada ' ya ait ne varsa yazacağız ki arşiv olsun... 15 günden fazladır bir kabızlık sorunumuz var, detaylarına girmeyeceğim !! ama ilk başta gerçekten birkaç gün kabız oldu ama sonrasında "tamamen psikolojik" bir olay... Bunu da yenmemiz biraz zaman aldı, sanırım geçme aşamasındayız etap etap... Bu ayrıca Ada ' nın bezden tuvalete geçişi de oluyor aynı zamanda... Bu yaş dönemlerinde çoğu çocuğun yaşadığı bir olaymış, tabii hepsinin herhalde kendi sebepleri içindedir...Burada sizlere psikolojik boyutunu anlatmayacağım ama dipnot : içimizde tuttuğumuz sıkıntılar her zaman bizim sindirim sistemimize vuruyor bu 3 yaşında bir yer cücesi de olsa... bunu da atıncaya kadar bu sıkıntı bizi boğmaya devam ediyor...
Gece rüyaları ise başlı başına bir makale konusu... gerçek şu ki çok uykusuzum ve bir an evvel deliksiz bir uyku diliyorum Ada 'ya :)))
Gece rüyaları ise başlı başına bir makale konusu... gerçek şu ki çok uykusuzum ve bir an evvel deliksiz bir uyku diliyorum Ada 'ya :)))
ANNEMİN DOĞUMGÜNÜ....
Annemin doğumgünü ....biz çok eğlendik... herkes bir arada... ben herkes birlikte olunca çok seviniyorum, keşke hep beraber aynı evde olsak :))) ADA
8 Nisan 2008
PARS 1 YAŞINDA :)))
3 Nisan 2008

İzmirli bir ailenin çocuğu Gökçen Adar, babaannesi "masamda yemek olmasın bir tabak ot olsun yeter" dermiş.... Bizimkiler de böyle, mesela bu akşam annemlerde arapşaçı yemeği var.... o da ne der gibisiniz... yarın foto ve tarif sizlerle olacak, ama öncelikle ot sevenlere kitap önerilerim: Mutfakta Dört Mevsim Sonbahar, Kış ve aynı kitabın, İlkbahar Yaz versiyonu (Epsilon Yayınları).
"Mutfakta Dört Mevsim" kahkaha dolu sofralarda paylaşılan birbirinden lezzetli, renkli ve sıra dışı yemeklerin neşesi ile yok olup giden köklü bir yemek kültürünün hüznünü birarada barındırıyor. Çakıldak'tan Patlıcan Çığırtma'ya, Duvaklı Levrek'ten Kuzulu Rezene'ye, Ege kökenli bir sofra kültürünü yansıtan ilginç yemekler... Bildiğininz, bilmediğiniz ve 'bildiğinizi sandığınız' malzemelerin farklı yorumları ile yepyeni lezzetler... Hem kolay hem de sıradışı yemekler yaratmak isteyenler için sürpriz öneriler...
Etiketler:menüler, fotoğraflar, tatiller
kitap cd
Can Pamir Hoşgeldin :)))
2 Nisan 2008
Korkular Geri mi Geldi....
Doğrusu her gün yeni birşeyler öğreniyoruz.....uykusuz geceler yine 2 gündür geri geldi....bu yatakta birşey var yatamam, sen gidersen ben ne yaparım gibi ipe sapa gelmez ama belli ki korku gösteren cümleler peşpeşe geliyor, ağlamalar v.s. herhalde yatmak istemiyor diye düşünüyorum bu da bahanesi ama insan bir tuhaf oluyor yani ya gerçekten korkuyorsa...neyse ki bu sefer daha donanımlıyız, bilgi birikimi yaptık, kitaplar hatmettik korkular üzerine ve daha sakiniz...2. gecemiz dün nispeten daha rahat geçti... fakat allah tüm annelere sabır versin diyorum... var mıydı eskiden bizlerde böyle şeyler, yoksa bu nesilin üzerinde daha mı baskı var nedir...okulumzun pedagogu çok şeker bir hanım, bunlarda geçecek biliyoruz, bizi sakinleştirmesini çok iyi başarıyor..Adayı daha iyi okumamızı sağlıyor, çocukla iletişimin 1. kuralı bu, onu okuyabilmek, neler yapıyor , neler söylemek istedi...hepinize bol uykulu günler....
Etiketler:menüler, fotoğraflar, tatiller
korkular
20 Mart 2008
Okuldan yeni kareler....
Etiketler:menüler, fotoğraflar, tatiller
playhouse
Kırmızı Bileklikler...
Sayet yolunuz duserse Nisantasi Valikonagi Caddesi uzerinde Kucuk Pamuk Apartmani'nda Komurluk adinda kirmizi iplerle degisik kombinasyonlu bilezikler dizayn eden bir yer var. Bilezikleri Murat Dorter yapiyor. Saat 11.00-19.00 arasinda ziyaret edebilirsiniz. Ayrica bilgi almak isterseniz;
muratdorter@hotmail.com
komurluk@yahoo.com
http://dukkanlar.gittigidiyor.com/komurluk-red/
Tel: 0212 2197287
muratdorter@hotmail.com
komurluk@yahoo.com
http://dukkanlar.gittigidiyor.com/komurluk-red/
Tel: 0212 2197287
14 Mart 2008
Caz Müziği hem de Çocuklar için...
Yeni Keşfettim : Tessa Kiros

Süpeeer yemek kitapları ve tüyolar var... Tessa Kiros bir sürü kitabı var, biri de Apples for Jam.. Türkiye de var mı bilemiyorum, Amazon com dan getirtebilirsiniz, ya da yurtdışından gelenlerden istenebilir... Tavsiye ederim...
Etiketler:menüler, fotoğraflar, tatiller
menüler
13 Mart 2008
Internetten Gelen Bir Yazı: Elma Sirkesi Neymiş Yahu ....
İnsanlar birbirlerine şu faydalı, bu faydalı diye birçok şifa kaynağı tavsiye ederler ama birturlu kendi hayatlarında uygulayamazlar. Benim anlatacagim sifa kaynaği ile, ailesinde allerjik problemleri cok olan ve kalıtsal olarak hastalığa meyilli olan her kışı nezle, griple, baha Elma sirkes Çunku Elma sirkesinin guclu bir bagisiklik sistemini kuvvetlendirici olduğunu biliyor muydunuz? Yalniz biliyorsunuz ki, hastalık zamanında içilen 1-2 kasık sirkenin faysasından cok, bu şifalı sirkeyi devamli hayatımıza sokabilirsek uzun donem bir sifa kaynağı olacaktır bizim için.Eşim bıkmadan usanmadan hersabah kahvaltıdan once 1 bardak ılık suyun içine 1 yemek kasıgı elma sirkesi ve 1 tatlı kasıgı bal koyarak içti ve inanilmaz ki bu yıl hiç (maaşallah) hasta olmadı.Tırnak batmasından dolayı ayagında yıllardır kanayan yaraları kurumaya basladı... Peki bu mucizevi şifa kaynağının içinde neler var bir bakalım mı?:Bilesim: Kalsiyum, fluor, potasyum, magnezyum, sodyum, fosfor, silisyum, Avitamini, Beta-carotin, B1, B2, ve B6 vitaminleri, C vitamini, sirkeasitleri, meyve asitleri, pektin, dogal aroma maddeleri.Uzun süreli kullanımı eklem ve kemiklerdeki sertlik ve sıkıntılara son verir. Sodyumun etkisini yansızlaştırarak yüksek tansiyondan korur. Kolesterolü düşürür. İçerdiği doğal asitler ve enzimler kanın daha sağlıklı ve ince akmasını sağlar. Başta damarlar, karaciğer, böbrekler olmak üzere vücudu detoksifiye eder, yağlı-mukus kalıntıları parçalar.
Etiketler:menüler, fotoğraflar, tatiller
menüler
12 Mart 2008
Taklit etmek ve Soyaçekim...
10 Mart 2008
Yeni bir hafta, bahar geliyor....
Yeni hafta hoşgeldi... Bu haftasonu çok aktiviteli, bol güzel havalı bir haftasonu geçirdik... ama sonunda bahar hepimizi çarptı tabiii. Polonezköy harika , renkler kış ama doğa yavaş yavaş uyanmaya başlıyor....minik çiçekler böcekler, derken ağaçlar da yeşillenecek...Bahar dalları açmaya başlamış bile...klasik tamir işleri var yine...bahara ve yaza hazırlık...Ada traş oldu, tam bir asker traşı... annemler biraz mırın kırın ettiler ama yine de bence rahatladı çocuk....Haftasonu haberleri ve fotoları daha sonra....
3 Mart 2008
Baby Shower Süprizi...
Elbecim, yakında anne olmayı bekliyor, biz de ona süpriz bir Baby Shower düzenledik.. Harika bir gündü...Küçük ve kendi halinde bir yer olan Yeniköy'de "Mutfak Ev Yemekleri"nde toplandık. Harika bir seçimmiş, Ayşecim çok teşekkürler. Gerçekten evimizin salonunda toplanmış gibiydik.. Yemekler ve ikram süperdi.. En son Adanalı arkadaşlarımda yemiştim böyle lezzetli içli köfteleri...Evi yakın olanlara tavsiye, davet ve organizasyonlarınız öncesinde sipariş ile yemek hazırlayabiliyorlar...Şimdiden aramıza gelecek bebeğe (adı bizde saklı....) "merhaba" diyoruz...
Kabustan Az Evvel....
Bir yemek nasıl kabusa dönüşür... 2,5 yaşındaki Ada henüz büyümedi tabii ama biz onu adam yerine koyuyoruz ve programı şaşarsa neler olabilir hiç düşünmedik. Esasında fotoğraftan da görüldüğü gibi gözlerini ovmakla meşgul Ada cım bir de arkadaşı , hayran olduğu abisi gidince dünyayı bize dar etti....Bu gülümseyen suratlar yerini sinirden şişmiş suratlara bıraktı. Esasında sinir de değil de hissettiğim çaresizlik daha doğru bir kelime...Ne yapacağını bilememe, ikna çabalarının boş olması ve hiçbir alternatif bulamamanın getirdiği "napıcaz biz şimdi" halleri v.s. Açıkcası, öncelikle daha küçük olduklarını kabul edip onların programlarını şaşırtmamaya çalışmakta fayda var, sanırım 3 yaşına kadar bu böyle. Sonrasında da bir arkadaş ve bol oyuncak böyle yerlerde süper çözüm... Maalesef Yiğitcim gidince, "Benim arkadaşım eve gitti ben de gidicem" gibi basit ve saf bir yaklaşımı oldu Adanın. Ama anne ve baba o arada yemeklerini yemeğe ve sohbet etmeye çalışıyorlardı.. Ders 1 Herşey bir arada olmuyormuş :((
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)












