22 Ekim 2007

Anne New York'tan Döndü :))

Evet, zaman hızlı geçti ve ben döndüm.
Oğlum kapıda beni bekliyordu, çok güzel bir duygu, ne kadar özlediğimi anlatamam. Ama sanırım bu arayı baba onunla olduğu için daha hasarsız atlattık... Bu sabah okula gitmek biraz zor oldu... bir de sürekli "annem yapsın" olarak dolaşıyoruz o kadar :))
Herkese tekrar merhaba..
Kızlars NewYork tatili için hepinize teşekkürler. Siz olmasaydınız böyle güzel geçmezdi, dolu dolu 1 haftayı birlikte geçridik, size alışmışım, sabah kahvaltıda gözlerim sizi aradı... Banucum, bu satırları okursan, bil ki sensiz NY hiç olmazdı, bu şans için sana ayrıca yüzlerce thanks :)) Seni bekliyoruz....
Bendeki ilk fotolar burda, Handecim ve Elifcim, sizinkileri de bekliyorum ....

4 Ekim 2007

İşe gidiyor olmak ..

Hangisi zor acaba, işe gidiyor olmak mı yoksa evde kalmak mı??
Doğrusu bir süredir Ada ile yaşadığımız sorun bu: "anne işe gitme, baba gitsin" diyor. Nasıl da ve nerden aklı erip de daha 2,5 yaşında olmayan velet bunu söylüyo bilemiyorum, mutlaka bir yerlerden bilgi bombardımanı , duyuyor. Her sabah abla gelince bir kıyamet, "gelmesin".. Soruyoruz, "ben işe gidince abla sana bakıcak o olmazsa sana kim bakar", Ada cevap veriyor "sen bak"..Çok kolay ve basit bir denklem değil mi?? Kahvaltıyı veririken abla gelip de eğer ben hazırlanmak için kalkarsam, daha da büyük bir tiyatro oynanıyor.. O nedenle bu aralar benim mesai 10 da başlaıyor.Mümkün olduğunca biraz zaman ayırıyorum Adaya ve ondan sonra zor da olsa bir ayrılık faslı yaşıyorum.. Asansöre binince ne kadar kötü olduğumu anlatamam ama sanırım bu tüm işe giden annelerin hissettiği ortak bir duygudur. Şİmdi okul faslı başladı, gidinceye kadar bize kök söktürüyor, gitmeyelim, giyinmeyel,m v.s. Biz de artık söylemiyoruz, hep birlikte çıkıcaz diyoruz ve hazırlık başlıyor.. Okula girince , arkasını dönüp bana bakmıyor bile, çok komik değil mi? Hadi güle güle ben gidiyorum filan yok... Ama evden anne işe çıkarken oynanan dram sahnelemeye değer...Fakat okula gidiyor olmak bana da iyi geliyor, oradaki uzman kişilerle sohbet etme ve fikir alma şansım oluyor ki gerçekten beni çok rahatlatıyor... Bir üçüncü ve profesyonel göz her zaman lazım...

1 Ekim 2007

Hoşgeldin Ramazan , İftar Daveti




Sevgili Ayşen teyzecim, bizi iftara davet etti, harika bir sofra her zamanki gibi, dört dörtlük..."Biz bizeyiz, valla bişey yapmıycam" la başlayan ama donanmış bir sofra.. teşekkür ederiz.. İtalyan aileleri gibi, çoluk çocuk dizildik :)) Allah artırsın soframızın bereketini, sağlık sıhhat versin hepimize :))

Okullu Olduk :))))

Ada bugün oyun okuluna başladı...
İlk günümüz heyecandan fotoğraf çekmeyi unuttuk, ne yapacak, nereye gidecek filan derken o gitti bile ablanın elinden tutup, sanırım çok eğlendi, ama bir o kadar da heyecanlıydı... ben onu beklemeden ayrıldım, çünkü eğer onu götürüp getirmeme alışır ise bu sefer "annenin başka işi yok, buna vakit buluyor, o zaman işe de gitmesin" mantığı oluşabilir dediler. Ben onları dinledim, kapıda bye bye yaptık, öğretmenin elinden tutup içeri girdi kuzum ve ben kahvemi içip biraz bekeldim, baktık ki ses seda yok, uyumda sorun yok, ben işime geldim. Sonradan öüğrendiğim kadarıyla ders bitinceye kadar gayet uyumlu oturmuş ve sonra ablası ile birlikte eve dönmüşler...
Eveeet bir yeni fasıl başlıyor hayatımızda ....

27 Eylül 2007

Menüler....

Herkes menüleri ve yemek tariflerini soruyor !!!
Sağolun ama ben bir türlü o işe başlayamadım, en kısa zamanda bir de onu ayarlayabilirsem tamam olucak...Yani yemekler hazır da blogla benim aramdaki iletişim olayı :)) biraz çaresiz ...
Blog tecrübesi olanlar HELP ME !!!!

Okul ve Ben :))

"Pazartesi 1 Ekim Okula Başlıyorum... Çok heyecanlıyım, çantamı sırtıma astım şimdiden evde dolaşıyorum....
Yeni maceralarla burada olacağız..." ADA

11 Eylül 2007

BozcaADA'daydık :))


Bu hafta sonu Bozcaada 'ya gittik, hep beraber, 11 kişi idik...
Bağbadem'de kaldık, herşey eskisi gibi, bir bebek daha eklenmiş aileye, çok şirin..
Bozcaada her zamanki gibi, biraz naif biraz hüzünlü, ama epeyce kalabalık..
Bağbozumu döneminde sokaklar üzüm ve şarap kokuyor, lokantalardan gelen balık kokularına karışıyor..
Eve döndüğümüzde , eski dialara baktık da, sokaklar ve evler çok daha eski ve harabe idi bundan birkaç yıl evvele kadar, inanılmaz bir değişim olmuş, neredeyse bütün evler yenilenmiş, birçoğu pansiyon-otel- motel olmuş veya lokanta cafe kimliğine bürünmüş. Tabii bir yandan iyi böyle olması, evler harabe kalmıyor ve yaşıyorlar ama öte yandan, kalabalık anlatılır gibi değil.. Ada halkı için iyi olabilir, turizm bir başka gelir kaynağı onlar için, ama bizim gibi Ada nın o naif haline vurulanlar eminim, Ayazma'da gölgelik bir milim olmadığı zamanları arıyordur.
Hava biraz soğuk biraz da yağmurlu idi, ilk gece, sonrasında ise güneş hafif hafifi kendini gösterdi kara bulutların altından ve son gün denize bile girme şansımız oldu...
Ada çok eğlendi, özgürlük diz boyu, heryere koşabilir, araba yok, (ya da nispeten az diyelim), karıştıracak, bakacak, oynayacak ne çok şey var..
Şaraplarımızı, üzümlerimizi yüklendik ve şehre döndük...

28 Ağustos 2007

Amerika'dan Misafir Geldi :))

Amerika'dan Misafir Geldi... Dilek, Karya ve Defne... Her ne kadar Defne ile sadece Bodrum'da görüebildiysek de Karya, Ada'nın yaşına uygun olduğundan İstanbul'da bir kez daha bir araya geldik.. Allah'ım o ne boğum boğum ve güleryüzlü bir şirine bakiiim..Oğlum da çok sevdi onu , galiba da oyuncakları daha fazla sevdi, ne de olsa biz o çıngıraklı mıngıraklı şeyleri kaldıralı epeyce oldu...
Bu ziyaretin en önemli yanı dostlar bir araya geldik.. Evet, kaç senelik arkadaşız bilemiyorum ama ben şu anda yazarken bile gözlerim doluyor, "dostluklar" kolay kurulmuyor ve yaşamıyor. Hele hele günümüz trendi "tüket ve at" zihniyetinin yanında, bunca sene, bunca olay ve mesafeye rağmen bağlantımızı kaybetmedik, helal olsun bize arkadaşlar..
Dilek arkadaşımın doğumgününde beraber olamayacaktık, Amerika'ya geri dönmüş olacaktı, biz de bir mum üfleyiverdik , arada....
Sizleri seviyorum ve umuyorum çocuklar da bizler gibi şanslı olur, dostlukları tadar ve yaşatırlar..

24 Ağustos 2007

Ada Cow Parade'da

Cevahir'deyiz, en serin yer burası... "Cow Parade" inekleri ile beraberiz....Anneannemiz ve ablamızı da alarak gittik, hem inekleri görelim hem de bir tren varmış Cevahir'de ona binelim diye.. Çok eğlenceli. Önce bir tur attık, tüm inekleri bir bir elledik, Ada'nın yorumu "Bunlar çalışmıyor" !!! Naapsın çocuk, şimdiye kadar gördüğü tüm inekler, yürüyor, otluyor ve möölüyordu, bunlar ise öyle taş kesilmişler, çalışmıyolar :))




Daha sonra "tırtıl tren"e bindik, ilk tur biraz şüpheli bir ifade ile gezdik ama ikinci tur sonunda kaldırmak istediğimizde ağladı ve bir kez daha binmek istedi.. Süper.. Sonra tırtıl tren yemek yemeğe gitti, biz de ayrıldık, orada bir kaç tane çocuk oyuncakları var onlarla eğlendik, hatta ayrılmak istemedik. Sonuç: arabada uyuya kaldı... Çocukların enerjilerini akıtmaya ihtiyaçları var :)) ve bu yaz günlerinde evlere tıkılıp kalıyorlar....






Menüler Aksıyor ..

Menülerimiz aksıyor, malum yaz hali... bir orda bir burdayız.. kış başında inşallah gün be gün menülerle buluşacağız..

21 Ağustos 2007

Pars ile...


Haftasonu ailecek Silivride dede ve babaannenin yazlığına gittik... Ada için inanılmaz özgürlük demek.. Gerçi "nereye gidiyoruz" sorusuna "Bodrum" diye cevap veriyor... her yer tatil her yer bodrum misali :))) ama olsun... Orada arkadaşlarımız var, bisiklet, sulama, bol bol kaçmaca kovalamaca, en önemlisi de deniz var, bol bol yüzmece.. Bu arada dikkat olmaz olmaz demeyin olabiliyor : yüzerken kolluk bir anda yırtıldı ve Ada biraz su yuttu.. Herneyse,siz yine de dikkatli olun, biraz ucundan açılmıştı kolluğun altı ama biz çok önem vermedik ve bir anda ikiye açıldı...

Haftasonu konuğumuz ve en önemli an ise kuzen Pars'ın geldiği zamanlar...
Hadi biraz büyü de oynayalım mı???
Yoksa böyle uzaktan uzaktan bakmakla olmuyor, devamlı uyku, agucuk bugucuk nereye kadar..Sona biberon lazım sana parmaklardan daha tatlı kimse söylemedi galiba...Habire parmaklar ağızda, üfff diş dedikleri şeyler çok zor çıkıyor ama çıkıyor işte ben artık ısırabiliyorum, gösteriim mi???? AAAA ayrıca o rahat kucakta biraz evvel ben oturuyordum, çok keyifli, biraz da sen yararlan , şöyle yayıl, çok konforlu...Hadi haftaya buluşalım, ama bak yürü tamam mı, hep kucak hep kucak olmuyor...

14 Ağustos 2007

Bu hafta

Bu hafta uzun zaman sonra evdeyiz ve tüm hafta evde olacağız. O nedenle Pazartesiden itibaren menümüzü düzenledik ve yemekleri yapmaya başladık. Menümüz şöyle:
Pazartesi - öğlen ve akşam: Et sote - Pilav - Mücver
uyku sonrası Şeftalili yoğurt
Salı - öğlen : Mercimek Çorba - Domates ve Sarımsak soslu Tavuk - Pilav
uyku sonrası: Çikolata Soslu Meyveli Kup
akşam: Mercimek Çorba - İzmir Köfte - Püre
Çarşamba - öğlen: Mercimek Çorba - Domates ve Sarımsak soslu Tavuk - Püre
uyku sonrası : Çikolata Soslu Meyveli Kup
- akşam: Somon Balık - Makarna
Perşembe : HeybeliAdadayız... Ne çıkarsa bahtımıza :))
Cuma - öğlen: Kıymalı Kabak Yemeği - Karışık Zeytinyağlı
uyku sonrası: Üzümlü kek
akşam: Aynı yemeğe talim....
Cumartesi-Pazar: Yaşasın Babaannedeyiz :))))

13 Ağustos 2007

Sapanca'da Bir Hafta Sonu..




Haftasonu arkadaşlarımızın Sapanca'daki evindeydik.. Kırkpınar beldesinde,harika bir dağ manzarası, yemyeşil bahçelerin içinde, 2 yaşında Ada ve 2,5 yaşında Eren ile.. Çok güzel ama bir o kadar da yorucu.. Bu yaşlarda çocuklar birlikte oynamayı daha henüz keşfetmemiş oluyorlar. Eren biraz okulun da getirdiği yan eğitim ile daha bir durulmuş, eşyalarını paylaşmayı öğrenmiş "ben büyüdüm, kocaman oldum" eda ve nidalarıyla dolaşıyor. Bizim Ada' mız ise "herşey benim, her yer benim, istediğimi yaparım, yapmazsanız ağlarım" edasıyla ortalıklarda. Çoğu kez de istediği olmadığı için sürekli kapı gıcırtısı gibi bir sesle mızırdanmakta.. Çocukla tatil yorgunluk der annem. Hakikaten esasında "dinlendik" dersek yalan olur, ama hep birlikte, İstanbul'un karmaşasından uzakta, keyifli bir haftasonu geçirdiğimiz bir gerçek. En azından ufaklıklar bir arada oldular, onları seyretmek yeter :))1,5 günlük bie olsa giderken ne çok eşya götürdük tanrım... Araba tepeleme dolu, çantalar patlayacak, ve yine de unuttuğumuz şeyler var.. En önemlisi güneş kremi.. Siz siz olun listesiz yola çıkmayın, kısa bir zaman dilimi de olsa çocukların çok detayı var, şanslıydık yakın yaştalar, herşey ortak olabilir, en azından çocuklu ev, unutulanın benzeri vardı..Bizi ağırladığın için teşekkürler Eren :))

9 Ağustos 2007

Ada Traş Oldu ....

Evet, oğlumuz traş oldu, bir erkek berberinde... ben de ağlayan gözlerle onu ve giden saçları izledim.. Daha önce de saçını kestirmiştik ama bu sefer ciddi traş oldu...gitti lüleler. mecburen yaz maz dedik biraz ferahlasın çocuk dedik, berber Hakan abim fena daldı saçlara.. aman falan demeye kalmadan gitmişti saçlar.. Ada çok uslu oturdu koltukta, daha evvel ki ToysRus tecrübemizden sonra bu süper geçti.. Belki de orada çocuk oyuncaklardan ayrılmak istemediği için çok ağlamış ve hep koltuktan kalkmak istemişti. Bu sefer ise çok sakin ve gayet merakla işlemi ve sonucunu takip etti. Sonuç ortada, çok mutlu bir yüz, giden saçlar ve ağloş meloş bir anne...

Ada Doğum Günü 30.06.07

Posted by Picasa

6 Ağustos 2007

Bu Yaz Böyle Geçti:)))

Bodrumdaydık Ailece :)))
4 hafta uzun bir süre ama çok keyifli bir tatildi...özellikle Ada için... Yandı, boyu uzadı, değişik yemekler tattı ve artık yüzüyor...O'nun için çok değerli zamanlar bunlar.. Tabii 2 yaşında aktif ve dinamik bir erkek çocuğu ile tatil ne kadar "tatil" olur bilemiyorum ama hepimize iyi gelen tarafları oldu tabii..
Fotoğrafları yükledim .. Görebilirsiniz...Bunu da becerdim ya, artık ben bu siteye neler neler yüklerim. Melike teşekkürler..
:))

2 Ağustos 2007

Tatilden Dönüş...






Biz döndük, yakında yeni yazılarla beraber olacağız, tabii önce şu blog işini çözmem gerekecek :)))

3 Temmuz 2007

DoğumGünün Kutlu Olsun :))


30 haziran da hep birlikte olduk... bir sürü arkadaş, eş, dost, herkese teşekkürler... masalarımız şenlendi, neşe dolduk.... biraz rüzgarlı bir havada Ada nın 2. yaşını kutladık...

Şimdi tatile gidiyoruz...

Bye....