annelerle ilgili etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
annelerle ilgili etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ağustos 2010

Yılın Olayı .. Ada'ya Kardeş Geliyor ...


İşte yılın fotosu .. Hello dergisine sattıım bile ...
Ailemizin 4. üyesi, Ada 'nın kardeşi , kız kardeşi, adı henüz belli değil , mucize bebeğimiz kısmetse 20 hafta sonra aramıza katılacak ..
Tamamen süpriz oldu hepimiz için , yaş 41 kemale erdik derken , ben gelicem diyen bir melek aramıza katılmaya karar verdi .. Biz de hoşgeldin demek için sabırla - sabırsız değiliz - bekliyoruz :))
Bu sefer adını Sakine koyalım dedik, ASda dan sonra sakin uslu puslu olur belki diye .. şaka bir tarafa , her şeyden önce sağlıklı olsun diye dua ettik, etmeye de devam ediyoruz.. Bir sürü test ve amniyosentez gibi işlemlerden sağ salim çıktık , çok şükür , şimdi bekleme ve hazırlık safhasındayız ..
Ada'ya bu mutlu haberi 1 hafta önce tatilde paylaştık.. Muhteşem bir pırıltı oldu gözlerinde oğlumun. Şimdi ne yapsa , yüzse, yemek yese, müzik dinlese , "kardeşe de verelim, kardeşe de yedirelim" şeklindeyiz ki en son bu akşam yediği balıktan bir çatal alıp karnıma yedirmeye çalıştı ..I pod dan müzik dinlerken bir kulaklığı da göbek deliğime sokarak Tarkan ve Bach dinletiyoruz kardeşe..
Umudumuz bunun doğumdan sonra da böyle ılımlı ve olumlu devam etmesi ..

12 Nisan 2010

Annemin doğumgününü kutladık ..



" Annem 41 yaşına bastı , esasında 40,5 ama o bilemiyor .... herkes bize geldi .. ama hiç çocuk yoktu .. kimse benle oynamadı ... biraz kızdım .. yine de mete dayım odama geldi ve gormitilerimi ona gösterdim ... parsın doğumgünü olunca bana da hediye vermişlerdi , bu sefer kimse bana hediye getirmedi , oysa ben balonları şişirmeye yardım etmiştim .. parti sofrası hazırlamıştım .. büyük doğumgünleri biraz tuhaf .. hiç oyun oynamadılar , hep masada oturup yemek yiyip konuştular ... annecim seni seviyorum , iyi ki doğdun ..." ADA

24 Şubat 2010

Birgün herkese lazım olur...ayak ölçüsü...

Ayak Uzunluğu Ayak Numarası
9.4 cm 16 Numara
10.0 cm 17 Numara
10.7 cm 18 Numara
11.4 cm 19 Numara
12.0 cm 20 Numara
12.7 cm 21 Numara
13.4 cm 22 Numara
14.0 cm 23 Numara
14.7 cm 24 Numara
15.4 cm 25 Numara
16.0 cm 26 Numara
16.7 cm 27 Numara
17.4 cm 28 Numara
18.0 cm 29 Numara
18.7 cm 30 Numara
19.3 cm 31 Numara
20.0 cm 32 Numara
20.7 cm 33 Numara
21.3 cm 34 Numara
22.0 cm 35 Numara
22.7 cm 36 Numara
23.3 cm 37 Numara
24.0 cm 38 Numara
24.7 cm 39 Numara




1. İki ayağınızı da bir kağıt parçasının üzerine koyup,
ayağınızın çevresini kalemle çizerek ayak ölçünüzü elde edebilirsiniz.
2. En uzun ayak parmağınızdan
topuğunuza kadar ölçünüz (cm).

NOT : Bir ayak diğerinden çok az büyük olabilir.
Ayakkabılarınızı daha büyük olana göre seçiniz.

1 Şubat 2010

2 güzel eğlence, oyun ve bilgi sitesi..

2 harika site .. biz epeyce zaman geçiriyoruz.. gerçi sihirli ada'da 3-6 yaş aralığından çok 7-10 arası daha uygun oldu.. herkese göre bir pencere var .. haydi iyi eğlenceler....

Sihirli Ada

Charlie & Lola

26 Ocak 2010

Viral ve Bakteriyel Enfeksiyonlar

Uzman değilim sonuçta anneyim sadece, ama son bir haftadır çektiğimiz sıkıntılardan sonra bu aşağıdaki yazı bana ilaç gibi geldi.. kimi zaman doktora da gitseniz kafanız karışık olabiliyor, sanki bu makaleden sonra zihnimde ilaçlar ve enfeksiyonlar ile ilgili taşlar daha bir yerine oturdu...faydalı bir bilgi olduğu için paylaşmak istedim..sevgiler...

************************************************************************************

Çocuklarda antibiyotikler ne zaman ve nasıl kullanılmalı?

Antibiyotikler hangi hastalıklarda etkilidir? Ne zaman antibiyotik kullanımı gerekmez? Çocuklarda antibiyotik kullanımında neden dikkatli olmak gerekir?

Enfeksiyonlara virüsler veya bakteriler neden olur. Virüslerin neden olduğu enfeksiyonlara viral enfeksiyon, bakterilerin neden olduğu enfeksiyonlara bakteriyel enfeksiyon denir.

Hastalık sırasında antibiyotik kullanımı ise hastalığın viral veya bakteriyel oluşuna göre değişir.

Viral enfeksiyon nedir?

Çoğu öksürük, boğaz ağrıları ve tüm soğuk algınlıklarının nedeni viral enfeksiyonlardır. Sağlıklı çocukların çoğu yılda 8-10 kez soğuk algınlığına yakalanır. Sıradan viral gripte, hastalığın kendi döngüsünün tamamlanması 5-10 gün sürer ve çocuğunuz da bu sürenin sonunda iyileşecektir. Viral enfeksiyon durumlarında antibiyotik kullanımı hiçbir fayda ve etki sağlamaz. Antibiyotikler virüslere karşı etkisizdir ve antibiyotiklerin gereksiz kullanımı zararlı olabilmektedir.

Bakteriyel enfeksiyon nedir?

Bakteriyel enfeksiyonlar genellikle viral enfeksiyonlardan daha ciddi ve daha az yaygındır. Viral enfeksiyonların aksine bakteriyel enfeksiyonlar antibiyotikler ile tedavi edilebilirler. Örneğin, menenjitin bazı türleri, tüberküloz ve bazı kulak hastalıklarına bakteriler neden olur. Bazı viral enfeksiyonların arkasından bakteriyel enfeksiyonlar da oluşabilir.

Antibiyotikler ne zaman gereklidir ve ne zaman gerekli değildir?

Antibiyotik kullanımının gerekli ve yararlı olduğu haller ile antibiyotiklerin etkili olmayacağı hallerden bazıları şunlar:

Soğuk algınlığı

Soğuk algınlığı viral bir enfeksiyondur. Antibiyotiklerin soğuk algınlığı üzerinde tedavi edici hiçbir etkisi yoktur. Soğuk algınlığı boyunca çocuğun burun salgısının berrak renkten sarıya veya yeşile dönüşmesi normaldir.

Öksürük veya bronşit

Çocukların öksürük ve bronşit için çok nadir olarak antibiyotiklere ihtiyacı vardır.

Boğaz ağrısı

Çoğu boğaz ağrısı antibiyotik kullanımını gerektirmeyen viral enfeksiyonlardan kaynaklanır.

Kulak enfeksiyonları

Kulak enfeksiyonunun birkaç tipi vardır. Bunların bazılarında antibiyotik tedavisine gerek olsa da, çoğunda antibiyotik kullanılması gerekmez.

Viral enfeksiyonlar genellikle 5-10 gün arası sürer

Çocuğunuzun durumu hakkında endişeye kapılırsanız hemen doktorunuza başvurun. Doktorunuz, çocuğunuzun antibiyotik kullanıp kullanmayacağı konusunda size bilgi verecektir. Ayrıca eczacınızdan çocuğunuzun güvenli bir şekilde kullanabileceği soğuk algınlığı ve grip tedavileri konusunda bilgi alabilirsiniz.

Çocuğunuzun antibiyotik kullanımı hakkında neden dikkatli olmalısınız?

Viral enfeksiyonlar gibi antibiyotik tedavisine gerek olmayan durumlarda antibiyotikleri kullanırsanız, çocuğun vücudundaki bakteriler antibiyotiklere karşı direnç geliştirebilirler.

Gereksiz antibiyotik kullanımı çocuk için zararlı olabilir ve kusma ve ishal gibi yan etkiler oluşturur.

Çok fazla antibiyotik kullanımı, bu ilaçların bakteriyel menenjit gibi daha ciddi hastalıkların tedavisinde etkisiz olmasına neden olabilir.

Çocuğunuza antibiyotik verilmesi durumunda, doktorunuz tarafından belirtilen kullanım süresini mutlaka tamamlamalısınız. Hastalık belirtileri iyileşme gösterse bile enfeksiyon hala mevcuttur ve tamamen yok olması için antibiyotik kullanım süresinin tamamlanması gereklidir.

Viral enfeksiyona yakalanmış çocuğunuzun bakımı

Viral bir enfeksiyon geçirmekte olan çocuğunuzu rahatlatmak için yapabilecekleriniz:

· Çoğu durumda çocuğunuzun viral enfeksiyonu 5-10 içinde iyileşecektir.

· Hastalık kötüye giderse veya 5-10 günden daha fazla sürerse doktorunuza bilgi verin.

· Semptomları hafifletmek için çocuğunuza parasetamol verebilirsiniz.

· Çocuklara kesinlikle aspirin vermeyin.

· Çocuğunuzun kendini daha iyi hissetmesini sağlayacak güvenli ilaçlar hakkında eczacınıza danışın.

· Çocuğunuzun yeterli miktarda sıvı almasını sağlayın.

· Çocuğunuzu serin tutun.

Antibiyotik başladıktan sonra, hangi hallerde doktoru aramak gereklidir?

Aşağıdaki durumlarda mutlaka doktorunuzu aramanız gereklidir:

· Solunumla ilgili sorunlar

· Gittikçe kötüleşen cilt kızarıklıkları

· Gittikçe kötüleşen ishal ve kusma

· Şiddetli bulantı veya karın ağrısı

· 2-3 gün içerisinde herhangi bir düzelme olmaması

· Çocuğunuzun durumu hakkında herhangi bir endişenizin bulunması.

Sonuç olarak

· Antibiyotikler grip, göğüsten gelen çoğu öksürük ve boğaz ağrısı gibi viral enfeksiyonlara karşı etkisizdir. Viral enfeksiyonları tedavi etmek için kullanıldıklarında zararlı bile olabilirler.

· Bakteriyel menenjit ve bazı kulak enfeksiyonları gibi daha ciddi hastalıklarla mücadelede antibiyotiklere ihtiyaç vardır.

· Gereksiz antibiyotik kullanımı zararlı olabilir ve kusma ve ishal gibi yan etkiler oluşturabilir.

· Gereksiz antibiyotik kullanımı ileride antibiyotiklere karşı direnç oluşturabilir. Gereksiz antibiyotik kullanımı çocuğun antibiyotiklere karşı dirençli bakteriler tarafından enfekte olması riskini arttırır.

· Viral enfeksiyonların güvenli tedavi yöntemleri konusunda doktorunuza veya eczacınıza danışın.

· Çocuğunuza doktorunuz tarafından antibiyotik verildiğinde, belirtilen tüm tedavi süresi boyunca ilacınızı mutlaka kullanın.

12 Ocak 2010

Müptelasıyım....Dr.Sabiha Paktuna Keskin...

Dr. Sabiha Paktuna Keskin...Tüm çocuklu ailelere ve çocuk sahibi olacaklara takip etmenizi tavsiye ederim...Ben Kanal D "Doktorum "programında keşfettim kendisini.. Müthiş bir konuşma, sanki aklımı okuyor, çok değerli bir hoca....Takipçisi oldum.. Daha birkaç programa tekrar çıktı.. isteyenler internet sitesinden çıktığı programları da tekrar izleyebilirler...

11 Mayıs 2009

Internete düşenler

***************
Kamuya açık yerlerde ve tüm kamu kurumlarının tuvaletlerinde ekonomik olduğu için sıvı sabunlar kullanılmakta. Elinizdeki açık yaralara temas ettiğinde %100 cilt kanseri riski taşıdığı ve Ankara Onkoloji Hastanesi'ne yapılan başvurularda son 4 yılda Cilt Kanseri hastalarının sayısının %94 arttığını biliyor musunuz?
Özellikle İsveç'ten alına "Sterisol" isimli dezenfektan içerikli sıvı sabun bu riski en çok taşıyanlardan. "Sterol" adıyla pazarlanan bu sıvı dezenfektan sabuna dikkat edin. Umuna açık yerlerde sıvı sabunların hiçbir türünü kullanmayınız. Sağlıklı Toplum olmak elimizde.
S.Saçan
Ege Üniversitesi
*****************
Bulaşık Makinalarında kullandığımız deterjanların hem çevre hem de sağlığımız üzerinde son derece olumsuz etkileri var bilindiği gibi, özellikle yemek yediğimiz kapların temizlenmesinde kullanılan deterjanların çok iyi durulansa bile kalıntı bıraktığı biliniyor, uzun yıllar boyunca bu kalıntılar gıdalarımıza karışıyor ve bu vasıta ile sindirim sistemimize taşınıyor. Petrol esaslı kimyasal maddelerden oluşan ve son derece güçlü olan bu kimyasallar kronik hastalıkların tetikleyicisi. Bu kimyasallar kanalizasyon sistemine karışıyor, oradan nehirlere, göllere ve denizlere. Bu sentetik kimyasallar denizlerde de besin zincirine karışarak tekrar sindirim sistemimize dönüyor ne yazık ki.
Bir süre önce bir deneye başladım ve bulaşık makinasında arap sabunu kullandım. Daha önce doktor tavsiyesi ile çocukların biberonlarının temizlenmesinde kullanmıştım doğal ve zararsız olduğunu biliyordum, bulaşık makinasında ne sonuç alacağımı merak ettim.
Sonuç harika , bulaşıklar tertemiz pırıl pırıl oldu.
Arap sabunu hem çok daha ucuz hem de çok daha doğal . Çevrede yarattığı kirlilik etkisi çok az.
Bulaşık makinasının deterjan gözüne dolduracak kadar koyup kapağı kapatıyorsun, Aarap Sabunu macun gibi sıcak su ile rahatça eriyor. Bu deneyden sonra internetten araştırma yaptım, pekçok kişi bu metodu kullanıyormuş.
Parlatıcı bölümüne de elma sirkesi koyuyorum (üzüm sirkesi değil)
Sonuç harika, yıllardır bunu uyguluyorum..
Berrin Vaizoğlu Mimar İTÜ
*****************************

Bunlar bu ay internetten bana gelenler....bilgi vermek istedim.. sevgiler

28 Ocak 2008

Sağlıklı Alışkanlıklar :)

Hastalıkların %80 'i dokunma yoluyla geçiyor ...
Çocukların yetişkinlere oranla mikroorganizmalardan kaynaklanan hastalıklara karşı daha hassas olması , mekanlarda ve kişisel temizliğimizde daha titiz olmamızı gerektiriyor. Bu konuda bir süre evvel elime geçen bir yazıyı özetle sizinle paylaşmak istiyorum...
Oda oda temzilik rehberi:
Çocuk Odası/Yatak Odası
Yatak çarşaflarını haftada bir yüksek ısıda yıkayın.
Evcil hayvanlarınızı yatağa almayın
Alt değiştirme üzitesi kılıfının yukanabilir olmasına dikkat edin. Ya da sık sık dezenfaktan mendillerle silin.
Oyuncakları kapalı kutularda tutun , toz tutabilecek eşyaları bulundurmayın (bu gerçekten soğru b,z ikeadan bir sürü kutu aldık ve oyuncaklarımızı kutuladık veya çekmecelerimize koyduk, tozlanma olayını %80 azalttık diyebilirim odamızda).
Banyo
Diş fırçalarımızı karıştırmayın ve çocuklar için kapaklı koruma bulundurun, dişfırçasını hastalıktan sonra mutlaka değiştirin.
Etrafı mutlaka haftada bir dezenfektan ile temizleyin.
Plastik banyo oyuncaklarını çamaşır sulu suda bekletin ve durulayın (ya da bein yaptığım gibi arada bulaşık makiansında yıkayın, farkı göreceksiniz).
Havluları kuru tutun, ıslak havlularda bakteriler daha kolay üremekte.
Mutfak
Yemek hazırlamadan ve yemedenönce mutlaka sıcak su ve sabunla ellerinizi yıkayın.

Kurulama bezlerini asılı ve kuru tutun. Temizlik süngerini iyice yıpranmadan değiştirin.
Et ve tavuk için farklı bıçaklar kullanın. Ya da gerçekten iyice temizlendiğinden emin olarak aynı bıçağı kullanın.
Bardak, çatal kaşık gibi şeyleri paylaşmayın.
Oyun Odası
Oyuncakları kapalı tutun ve haftada bir dezenfektan mendillerle silin.
Plastik oyuncakları silimeye kumaş oyuncakları ise çamaşır makinasında yıkmaya çalışın. Zeminde halı olmaması çok ideal ancak mümkün değil halısız olmak, hijen temizliğe ve halının yapısına çok dikkat edin.

Sağlıklı Günler...

6 Kasım 2007

Bir Araştırma : Çocuklarımızın Fanatiği Olduk :))

Uzun zamandır elime geçen bir araştırmanın sonuçlarını sizlere yazacaktım, bir türlü sıra gelmedi. Aranızda okuyanlar olmuştur ama ben bir kez daha bir özet yapmak istiyorum. AC Nielsen farklı sosyoekonomik gruptan ve illerden 800 anneyle konuşarak, geleceğin tüketicilerini yetiştiren Türk annelerini kategorilere ayırmış : Fanatik, Cankurtaran, Star ve Patron Anneler. En geniş grubu yüzde 40 ile "Fanatikler" oluşturuyor. Bu gruptakiler o kadar çocuk odaklı yaşıyor ki, onaylamasalar bile her istediğine "Tamam" diyor ve sürekli kendini yetersiz hissediyor !! Bu araştırmadaki en önemli sonuçlardan biri de bu grupların hepsindeki tüm anneler çok bunalmış, daima yorgun, çocuklarını mutlu etmeye çalışırken sürekli sıkıntılı bir hayat yaşıyor.
Fanatik anneler,
hem bir birey olarak hem de anne olarak kendiklerini daha yetersiz ve eksik hissediyorlar,
hayattaki en önemli enerji ve güç kaynakları, çocukları. Sürekli olarak çocuklarına faydalı olmak için çabalıyorlar,
çocukları ile olan ilişkilerinde yanlış ve istenmeyen bir davranış göstererek, çocuklarının kendilerinden uzaklaşması korkusunu yaşıyorlar,
onları kaybetmemek için, her istediklerini yapıyorlar ve bunu babalardan saklıyorlar,
hergün çocuğa özel aktivite yapmaya çalışıyorlar, çocuklarıyla haftada 3-4 kez markete gidiyorlar ve daha sık fast food tüketiyorlar,
kendi çocuklarıyla aynı yaşta çocuğu olan anneler ile arkadaşlık yapıyorlar,
zamanında kendi yapamadıklarını çocuklarının yapmasını istiyorlar,
çocuklarıyla aralarında çok fazla kesin ve uzun süreli kuralları yok,
kızdıkları zaman dayanamayıp hemen affediyorlar, çocuklarının üzüldüğünü gördükleri zaman hemen 'evet' diyebiliyorlar. Çocuklarına arkadaş gibi davranıyorlar.,
daha çok çocukları kendi istedikleri bir şey yaptığı zaman ona hediye alıyorlar,
çocukları üzülmesin diye onaylamasalar bile bazı yiyeceklere izin veriyorlar,
gıda alışverişlerinden kendi tercihlerinden çok, çocuklarının istediklerini alıyorlar ( hatta markette, çocuğa ayrı araba verip "bu senin sepetin, istediğini al" diye özgür bırakıyorlar).
Cankurtaranlar,
annelerin %16sı cankurtaran. Onlar için anneliğin en önemli yönlerinden biri çocuğa doğru model olabilmek. Bu nedenle hayatın farklı alanlarındaki duruşlarına özen gösteriyorlar.
fotoğrafta olmak yerine, çeken olmayı seçiyorlar,
cocuklarının mutlu olacağı bir ortam yaratıp arka plana çekilmeyi tercih ediyorlar,
çocuğa YTL hesabı açtırma oranı bu grupta yüksek,
sosyallik bu anneler için çok önemli,
çocuklarının farklı farklı arkadaşlıklar kurmasını destekliyor, okul dışında aktif bir hayatı olmasını istiyorlar,
ilişkiler çocuk merkezli olmasına rağmen, annenin de çocuktan beklentileri var, kuralları var ama dayatarak değil, açıklayarak anlatıyorlar,
çocukların yemeklerine, kıyafetlerine, arkadaşlarıyla dışarı çıkmasına, oyunca ve kırtasiye malzeme alımına kendileri karar veriyor ama maddi konulara baba karar veriyor,
kendi kendilerine kalabilecekleri ve güç toplayabilecekleri alanlarda olmaktan keyif duyuyorlar,
hem kendileri hem de çocukları için aratırma yapıyorlar, çocuklarının gelişimine katkısı olabilecek kursları v.s. takip ediyorlar,
çocuğun aldığı kararları destekleyip , ihtiyacı olduğunda çocuğun yanında olduğunu hissettiriyorlar,
çocuk ve aile dergileri alma oranı yüksek,
internete dfaha çok bilgi edinmek ve alışveriş için bağlanıyorlar,
hediye alma ve ödüllendirme davranışları diğer annelerden daha sık,
babanın çocuğun her istediğini alması bu gruptaki anneleri sinirlendiriyor, kurdukları düzenin bozulduğunu düşünüyorlar, anne babanın uyumlu olması çok önemli.
Star annelere
gelince, bireysellikleri ve kendi mutlulukları ön planda olan Star anneler, yüzde 29 ile ikinci en büyük grup, çoğunluğu çalışan bu grupta hamburger ve pizza tüketimi yüksek,
çocuğun kendilerini eleştirmesine izin veriyor, tartışmaya açık, babaya haber vermeden bazı şeyleri çocukla halledebiliyor,
çocuğuyla olan ilişkisinde rahat, arkadaş gibi çatışmaya girmiyor,
çocuğa her konuda iyi model olduğunu düşünüyor ve kendini yetersiz görmüyor,
çocukları için yaptığını mecburen yapmıyor,
annelliğin bireyselliği ve sosyal hayatı öldürdüğünü düşünüyorlar,
kendi mutluluklarını sağlamadan, çocuklarını mutlu edebileceklerine inanmıyorlar,
çocukların temel ihtiyaçları hariç, diğer isteklerine ve gelişimlerine karşı çok duyarlı değiller,
bu konularda genellikle aile büyüklerinden destek alıyorlar,
ağırlıklı olarak özel günlerde hediye almakla beraber, diğer gruplardan farklı olarak herhangi bir neden olmadan da yüksek oranda hediye alımı yapıyorlar,
eşlerine ve kendileri zaman ayırıyorlar, sadece çocuklarına özel aktivite yapmak veya onların yaşı çocuklu ailelerle görüşmek gibi bir eğilimleri yok,
star annelerden biri hamile iken bir eğlence ortamında sigara içmemesini (normalde içiyor) "fedakarlık" olarak görüyor,
bir diğer anne ise arkadaş sohbet ortamlarını özlediğini belirtiyor,
anne çocuk ilişkisinde en çok hoşlarına giden nokta çocuklarının kendilerini karşılıksız sevmesi ve her halleriyle kabul görmeleri,
çocukla ilgili eşlerden destek alıyorlar,
annenin istemeyip babanın onayladığı herhangi bir konu olmadığını söyleme oranı yüksek.
en son grup ise Patron Anneler,
çocuğun okuldaki başarısı tüm annelerden daha çok önem taşıyor. Çünkü bu, aynı zamanda kendi başarıları anlamına geliyor.
kararları çocukları adına kendileri almayı tercih ediyorlar, çocukların düşünceleri ve tercihleri arka planda kalıyor,
babanın annenin kararı dışında hareket etmesi ve her istediğini alması bu anneleri çok sinirlendiriyor,
daha çok çocuklarını karnelerind ekırık olmadığı zaman hediye alıyorlar, hediyeler kıyafet ağırlıklı,
kendi hırslı ve mğkemmeliyetçi yapılarından dolayı çocuklardan bekledikleri başarı oranı çok yüksek,
çocuklara sevgilerini gösterme konusunda mesafeliler, aşırı sevginin şımartacağını düşünüyorlar,
zamanlarını çocuklarına göre planlamakla birlikte kendi kuralları da kesin ç,zgilerle belirlenmiş,
özellikle akraba ziyareti yapmayı tercih ediyorlar ve ödüllendirme yöntemlerinin başında da bu ziyaretler geliyor,
simit sarayı, lahmacun pide salonu en çok gittikleri yerler,
tüm ailenin bir arada olması çok önemli, bu nedenle kalabalık aile aktivitelerini tercih ediyorlar,
çocukların başarıları kendi başarıları olduğuna inandıklarından, çocukların derslerine daha çok yardımcı oluyorlar.

İşte böyle bazı detay bilgileri de daha sonra yazacağım...